Divan Şiirinin Özellikleri

DİVAN ŞİİRİNİN ÖZELLİKLERİ

 

1. DİVAN ŞİİRİ KAVRAMI VE TARİHÇESİ

 

Türklerin İslâm dinini benimseyip kabul etmeleri sonucu oluşan kültürel etkileşimden edebi alanda “Divan Edebiyatı” adını verdiğimiz bir edebi tarz meydana geldi. Osmanlı şiiri, Saray Edebiyatı, Yüksek Zümre Edebiyatı gibi adlarla da anılan Divan Edebiyatı 13. yüzyıldan itibaren 600 yıldan fazla bir zaman diliminde Türkçenin konuşulduğu bölgelerde etkili bir edebi tarz olarak varlığını korumuştur.

 

Divan Edebiyatı ağırlıklı olarak şiir alanında etkisini göstermiştir. Onun için Divan Edebiyatı dendiği zaman divan şiiri akla gelir. Divan şiiri ifadesiyle de akla gelen ve ifade edilmek istenen şey, yukarıda söylenen 600 yıllık dönemin manzum verimlerinden oluşan “Divan” ismiyle anılan şiir kitabının içine aldığı çeşitli şekil, konu, temlerdeki şiirlerdir.

 

Divan şiirinin görüldüğü ilk dönem, Karahanlılar dönemidir. Halk şiiri ile seçkinler zirvesinin edebi anlayışlarının ayrılması da bu zamanlara rastlamaktadır.

 

Divan şiiri, Türkçe konuşan halkların klasik şiiridir. Balkanlar, Anadolu, İran coğrafyası, hatta İrak sahası ve Orta Asya’ya kadar uzanan bu bölgede Divan şiiri edebi alanda etkisini göstermiştir.

 

 

2. DİVAN ŞİİRİNİN BİÇİM ÖZELLİKLERİ

 

Divan şiirinde biçim önemli bir unsurdur ve kesin kurallara bağlanmıştır. Divan edebiyatının uzun yüzyıllar devam eden bu biçimliliği, Tanzimat döneminde kırılmaya çalışılmışsa da kırılamamıştır. Cumhuriyet döneminde aynı şiirde reform oluşturabilmiştir.

 

Divan şiirinin biçim özellikleri şu başlıklar altında toplanabilir:

 

a) Nazım şekli: Divan şiirinde nazım birimi beyittir. Şair bütün düşünce hayal ve mazmunlarını iki misradan kurulu beyit üzerinde söyler.

Divan şiirinde tek mısradan kurulu şiirlere “mısraı azâde” denir.

Zahmetsizce hatıra geliveren, fakat yüksek bir mânâ (anlam) taşıyan mısraya ise “Berceste” denir.

 

b) Vezin: Divan şiirinin vezni “arûz” veznidir. Bunun dışında vezin kullanılmamıştır. Yalnız, Nedim ve ondan sonra gelen bazı şairler yazdıkları türkülerde hece veznini kullandıkları görülmüştür.

 

c) Uyak: Divan şiirinde kafiye kesin kurallara bağlıdır. Bu sebeple divan şairleri kafiyeye önem verirlerdi.

 

d) Dil: Divan şiirinin dil bakımından ana omurgası Türkçe olmakla beraber, Arapça ve Farsça’nın da kelime kullanımı düzeyinde baskın bir ağırlığı vardır. Özellikle Divan şiirinin oluşumunun gerçekleştiği 13. yüzyılda, İran şiiri zirvedeydi. Bu yüzden Türk şairleri kültür olarak beraber yaşadıkları İran şairleri ve şiirinden etkilendiler. Giderek edebiyat dili olarak Farsça, bilim dili olarak da Arapça kullanılmaya başlandı.

 

 

3. DİVAN ŞİİRİNİN İÇERİK ÖZELLİKLERİ

 

İç ahenk: Şiirin mısralarına yerleştirilmiş söz musikisine denir. Divan şiiri güçlü bir iç ahenge ve musikiye sahiptir. Divan şiirinde iç ahenk konusunda son dönem edebiyat alanlarında Ahmet Kabaklı, şöyle bir yorum yapmaktadır: “İç ahenkten söz açınca divan şiirinin en üstün ve milli tarafina parmak basmış oluyoruz. Bu edebiyattaki biçim özellikleri, mecazlar ve bazı kelimeler Fars şiirine benzetilmiş olabilir. Önemli nokta, o şiirlerin mısralarına yerleştirilen Türk dili ahengidir.”

 

Mecazlar: Divan edebiyatında süslülük temel unsurlardandır. Süslülük, nazım ve nesirde anlam ve söz sanatlarının fazlaca kullanılmasıdır. Bir edebiyatın mecazları yazıldığı zamanki dünya görüşünü, medeniyet anlayışını, estetik yargılarını yansıtır.

 

Divan şiiri güzellik anlayışı bakımından bir güzel tipini idealize eder. Osmanlı şairleri bütün duygu ve düşüncelerini bu “esrarlı güzel”de idealize ederek anlatmışlardır.

Divan şiirinde “Sevgili’nin genel özellikleri” şöyle ifade edilebilir:

Boyu serviye benzer. Çehresi ay gibi parlak, gözleri nergis gibi baygın, kaşı yay, kirpiği ok; saçı uzun, siyah ve dağınık; ağzı nokta kadar küçük, yanakları gül renkli, beli kıldan ince, teni ise gümüş gibi parlaktır.

 

Divan şiirinde söz ve anlam sanatları çokça kullanılır. Söz sanatları da mazmunlarla yapılır. Divan edebiyatında yukarıda sevgilinin özellikleri arılatılırken, birtakım mecazlar oluşturulurken mazmunlar kullanılır.

 

Mazmun, divan şiirinde kullanılan basmakalıp benzetmelere verilen isimdir.

 

Divan şiirinde, güçlü bir mazmun sistemi vardır.

 

Divan şiirinde, en çok kullanılan bazı manzumlar şunlardır:

Saç (zülf): Görünüşü yönünden; perişanlık, yılan ve büklüm. Rengi yönünden; kafir, siyah, gece, karga. Kokusuyla; misk, amber, dumana benzer.

Göz (çeşm) Görünüşüyle; nergis, badem, ahu.

Özellikleriyle: Sarhoş, nazlı, mahmur, hasta.

Rengiyle: Kafir, siyaha benzer.

Yanak, yüz. (Ruh, ârız)

Sabah, güneş, nur, ayna, ateş, yasemin, lale, erguyana benzer.

Ağız, dudak (dehen, leb)

Küçüklük yönünden: Mim, gonca, zerre, nokta, yokluk, sır.

Rengi bakımından; lâl, kiraz, şarap, yakut, lâle.

Tadı bakımından: Ab-ı hayat, kevser, şeker.

Boy (kâd)

Servi, çınar, nihâl, elif, afet, kıyamet, fiskiye.

Sevgili (cânân, yâr)

Peri, melek, hûri, padişah, şah, put, gül, nûr, Hızır, İsa, tabip, ömür, zalim, cefa eden, zalim.

Âşık: Viran, harap, perişan, biçre, düşkün, gamlı, ağlayan, sabırlı gibi...

Yan bakış: Kılıç; ok, yol kesici.

 

4. DİVAN ŞİİRİNDE TEMA

 

Divan şairleri, hemen bütün edebiyatlarda işlenen temaları işlemişlerdir.

Divan şiirinde ana temalar şunlardır:

 

Aşk, tabiat, cemiyet, rindlik, din, yiğitlik, ölüm, karamsarlık.

 

Bütün dünya edebiyatlarında olduğu gibi aşk, divan şiirinde önemli bir yer tutar. Divan şiirinde aşk daha çok gazel şarkı ve mesnevide işlenir. Divan şiirinde aşk, mecazi ve ilahi aşk olmak üzere iki şekilde işlenir. Fuzûli ve Şeyh Galip ilahî aşkta, Nedim ise beşeri yani mecâzi aşkta zirve kabul edilir.

 

Divan şiirinde tabiat temi yaygın olarak kullanılmıştır. Divan şiirinde tabiat, daha çok nakış ve motif olarak kullanılır.

 

Divan şiirinde kullanılan bazı tabiat unsurları şunlardır: Bahar: Hayat verici, gelin. Gül: Sultan, tebessüm. Lâle: Kan, kadeh, bağrı yaralı. Sümbül: Amber, saç. Kar: Gümüş, kafur, nur vs.

 

Divan şiirinde en çok kullanılan temalardan biri rindliktir. Rind divan edebiyatında olgun kişi anlamında kullanılır. Kendi değer yargılarına göre yaşayan, başkalarının yargılarına önem vermeyen, geniş görüşlü, hikmet ehli kimseye rind adı verilir. Rindler şöhret, mevki, parayı önemsemez. Gerçeğe âşıktırlar.

 

Divan şiirinde kullanılan temalardan en önemlisi de dindir. Din teması daha çok münâcat, tevhid ve naat türlerinde işlenir. Bunun yanında diğer türlerde de din teması işlenmiştir.

 

Divan şairleri müslümanlığı önemsemekle beraber İslâm’ın zahirini (görünüşünü) önemseyen zahid tipini olumsuz olarak şiirlerde işlerler.

 

 

5. DİVAN ŞİİRİNDE NAZIM BİÇİMLERİ

 

Divan şiirinde nazım biçimleri mısra ve kıta sayısı sıralanış ve kafiye düzeni gibi yapı özellikleriyle oluşur.

 

Türkler İslâmiyeti kabul ettikten sonra Arap ve Fars edebiyatlarından yararlanırken onların nazım şekillerini de benimsemişlerdir.

 

Divan şiirinde en çok kullanılan nazım şekilleri şunlardır:

1. Gazel: Divan edebiyatının en yaygın kullanılan nazım biçimidir. Gazel’in kelime anlamı “kadınlar için söylenen güzel ve aşk dolu söz”dür.

Gazel’in kafiye örgüsü aa-ba-ca... şeklindedir. İlk beytine matla, son beytine makta adı verilir. Gazelin en güzel beytine şah beyit ya da beytül gazel adı verilir. Mahlasın geçtiği beyte tac beyit adı verilir.

Türk edebiyatında gazeller genel olarak 5 ile 15 beyit arasında yazılmıştır.

Gazelde en çok aşk teması işlenmiştir. Ayrıca sevgili konusu, tasavvuf konusu da işlenmiştir.

 

2. Kaside: Kaside, divan şiirinde daha çok din ve devlet büyüklerini övme amacıyla yazılmıştır. Kaside’nin kafiyeleniş biçimi aa-ba-ca... şeklindedir. Kasidenin ilk beytine matla, son beytine makta en güzel beytine şah beyit ve beytülkasid denir.

Kaside en az 33, en fazla 99 beyitten oluşur.

Kaside yedi bölümden oluşur.

Birinci bölüme “Nesib veya “Teşbib adı verilir. Şiirin giriş bölümüdür. Bu bölümde şıkane duygular anlatılıyorsa nesib; bahar, tabiat, bayramlar vb. anlatılıyorsa teşbîb olarak adlandırılır.

İkinci bölüm “Girizgâh” bölümüdür. Konuya giriş için vesiledir.

Üçüncü bölüme “medhiye” adı verilir. Asıl konunun anlatıldığı bölümdür. Bu bölümde kasidenin sunulacağı kişinin övgüsü yapılır.

Dördüncü bölüme “Fahriye” denir. Şairin kendini övdüğü bölümdür. İçerik yönünden methiyeye benzer.

Beşinci bölüme “Tegazzül” adı verilir. Şair, burada kendi başına gazel diyebileceğimiz mısralar yazar.

Altıncı bölüme “Tac” adı verilir. Burada şairin adı geçer.

Kasidenin son bölümüne “Dua” denir. Bu bölümde övülen kişinin ömrünün uzun olması, talihinin iyi gitmesi dileklerine yer verilir.

 

3. Kıt’a: Divan şiirinde iki veya daha çok beyitten oluşan nazım biçimine denir. Kıt’ada genellikle felsefi, tasavvufi bir düşünce, bir nükte veya bir kişiyi övme konu olarak kullanılır.

 

4. Mesnevi: Divan şiirinde her beyti kendi arasında kafiyeli iki beyitten binlerce beyte kadar uzanan nazım biçimidir.

Mesnevide beyitler kendi arasında kafiyeli olduğundan uzun hikâyelerin yazılmasına elverişlidir.

Destanlar, uzun halk hikâyeleri, öğretici, dini, ahlaki konuları işleyen ve ansiklopedik bilgiler veren bir nazım biçimidir.

Divan şiirinde Süleyman Çelebi’nin Mevlid’i, Şeyhi’nin Harnamesi, Şeyh Galib’in Hüsn ü Aşk’ı ünlü mesnevilerdendir.

 

5. Rubai: Tek bendli nazım şekillerindendir. Rubailer daha çok aaxa kafiye düzeniyle yazılır. Rubai de daha çok felsefi, tasavvufi bir düşünce, hiciv veya nükte konu edilebilir. Rubailerde mahlas söylenmez.

 

6. Tuyug: Tuyug, halk edebiyatında maninin divan şiirinde karşılığı olarak kullanılır. Sadece Türk edebiyatında kullanılır. Kafiye düzeni aaxa şeklindedir.

Yukarıda açıklanan nazım biçimleri dışında Murabba, Terbi, Muhammes, Tardiye, Tahmis, Taştir, Müseddes, Tesdis, Müsebba, Müsemmen, Terkib-i bend, Terci-i bend nazım biçimleri de kullanılmıştır.

 

Kaynak:

Divan Şiirinden Seçmeler, Erol Battal, İstanbul-Kasım 2004, Karanfil Yayınları

 

 

 

Yorum Yaz
Arkadaşların Burada !
Arkadaşların Burada !